Ağrı, çoğu gezginin yalnızca İshak Paşa Sarayı ve Ağrı Dağı için geçtiği bir il. Oysa 8 ilçesinde Urartu kalelerinden Osmanlı kümbetlerine, 2.850 metredeki bir buzul gölünden Murat kıyısındaki sıcak su kaynaklarına kadar çok farklı yerler var. Bu rehberde Azotede’de sayfası olan 22 yeri ilçe ilçe topladık, her birinin neden görülmeye değer olduğunu ve gitmeden bilmen gereken tek şeyi kısaca yazdık.
Rehberin bir ilkesi var: bilmediğimizi söylüyoruz. Kaynaklar çeliştiğinde iki bilgiyi de veriyoruz; doğrulayamadığımız bilgiyi doğrulanmamış diye işaretliyoruz.
Ağrı’yı nasıl planlamalı
Bir gün: Yalnızca Doğubayazıt. Sabah İshak Paşa Sarayı, ardından aynı yamaçtaki Eski Bayazıt Camii, Ahmed-i Hani Türbesi ve Urartu Kalesi. Öğleden sonra Gürbulak yolundaki Nuh’un Gemisi İzi ve Meteor Çukuru.
İki gün: Birinci gün Doğubayazıt. İkinci gün batıya dön: Diyadin Kaplıcaları ve Diyadin Kanyonu, isteyen için Meya Mağaraları.
Üç gün ve fazlası: Üçüncü gün Taşlıçay’daki Balık Gölü ya da Ağrı merkezden başlayarak Hamur, Patnos ve Eleşkirt’in tarihî yerleri. Zirve tırmanışı ya da Atar Gölü yürüyüşü ayrı bir plan ister.
Mevsim: Çoğu yer için en uygun dönem mayıs–ekim. Balık Gölü, Atar Gölü, Buz Mağarası ve kaleler için haziran–eylül daha güvenli. Kışın yollar ve patikalar kar nedeniyle kapanabilir; Balık Gölü yılın beş ayı donuk kalır.
Ağrı’da ne yenir
Ağrı’nın beş coğrafi işaretli lezzeti var; her birinin tescil belgesine dayanan ayrı bir sayfası sitemizde duruyor.
Doğubayazıt Abdigör Köftesi: Et makinede çekilmiyor, taş tezgâhta tokmakla dövülüyor. Adı, anlatıya göre İshak Paşa Sarayı’nı başlatan Çolak Abdi Paşa’dan geliyor; sarayı gezdiğin gün yemen için iyi bir neden.
Doğubayazıt Aşure Tatlısı: Şeker yerine tescilli Ağrı Geven Balı ile tatlandırılıyor. Halk arasında Nuh tufanına bağlanan adıyla “Aşure-i Nuh”.
Ağrı Tulum Peyniri: Meralarda otlayan koyunların çiğ sütünden yapılıp en az dört ay olgunlaştırılıyor.
Ağrı Haşıl Yemeği: Tereyağıyla koyulaştırılan bulgur; baharda yörede gulik denen çiriş otuyla yapılır.