
Bayburt Kalesi Buradasınız
Başlangıç
Bayburt / Merkez
Son güncelleme: 3 Ekim 2026
Saha ziyareti yapılmadı; bilgiler kaynaklardan derlendi
Şehrin kuzeyindeki kayalıkların üzerinde, iki sıra surla çevrili kale. Bugünkü surların büyük kısmı 1204’teki Selçuklu yeniden inşasına ait, üzerinde 20 kitabe var. 17 Mart 2026 tarihli kararla yeni kazı dönemi başladı; kazı alanlarına girilemeyebilir.
Bayburt Kalesi, şehrin kuzeyinde, yalçın kayalıkların üzerinde yükselen ve kentin pek çok noktasından görülen kale. İç ve dış olmak üzere iki sıra surla çevrili; bugün ayakta gördüğün surların önemli bir kısmı 13. yüzyıl başındaki Selçuklu yeniden inşasına ait. Gitmeden bilmen gereken tek şey: kalede 2026’da yeni bir kazı dönemi başladı ve kazı alanları ziyaretçiye kapalı olabilir.
Bayburt’un kimliği bu kaleyle başlıyor. Resmî tanıtım, kalenin Zigana ve Kop dağları aşılarak ulaşılan ve Karadeniz’i güneye bağlayan ticaret yolu üzerinde durduğunu, bu yolu izleyen seyyahların neredeyse hepsinin kaleden söz ettiğini yazıyor. 1647’de Bayburt’a gelen Evliya Çelebi, kale içinde 300 evlik bir mahalle ve Ebü’l Feth Camii bulunduğunu not etmiş. Yani burası yalnızca bir savunma yapısı değil, bir zamanlar içinde insanların yaşadığı bir yerleşimdi.
Doğu Karadeniz Kültür Envanteri kalenin ilk kuruluşunu Roma dönemine tarihliyor; resmî tanıtım metinleri Bagratlı Hanedanlığı döneminde (885–1044) de varlığından söz ediyor. Surların büyük bölümü, II. Kılıçarslan’ın oğlu Tuğrulşah’ın 1204’te kaleyi neredeyse yeniden inşa ettirmesinin ürünü. Kalede 20 Arapça kitabe var: 17’si Tuğrulşah, biri Kanuni dönemine ait, ikisi okunamıyor. Kale 1514’te Osmanlı yönetimine geçti, Kanuni ve III. Murat dönemlerinde onarıldı, 1828 Osmanlı–Rus Savaşı sırasında büyük ölçüde tahrip edildi.
Kaleye “Çinimaçin” de deniyor; ad, dış duvarlardaki mor ve yeşil firuze çinilerden geliyor. Özgün çinilerden bir şey kalmamıştı; 2017’de başlayan restorasyonda çinilerin yeniden üretilip yerlerine konduğu aktarılıyor. Yani bugün gördüğün çiniler özgün değil, yeniden üretim. Dede Korkut anlatılarındaki Bamsı Beyrek boyunda Beyrek’in fethetmek için yola çıktığı kale de Bayburt Kalesi olarak kabul ediliyor.
2014 tarihli akademik bir çalışma kalenin boyutlarını da veriyor: çevresi yaklaşık 3 kilometre, en geniş yeri 900, en dar yeri 500 metre; kalenin oturduğu kayalık 1.610 metreden 1.665 metreye yükseliyor. Aynı çalışma, kalenin kuzeybatı eteğinde, Çoruh Nehri’nin yaklaşık 10 metre güneyinde, ana kayaya oyulmuş basamaklı bir su tünelini kaydediyor. Yaklaşık 50 x 55 santimetre ölçülerindeki tünelin üstünde, büyük olasılıkla aydınlatma için açılmış bir başka açıklık var; tünel nehre kadar inmiyor, kaleye açılan kısmı kapanmış ve basamakları çok yıpranmış. Literatür bu tür kaya basamaklı tünelleri Urartu dönemiyle ilişkilendiriyor; çalışma da kalede Urartu dönemi yerleşiminin kesinlik kazandığını belirtiyor. Tünele bugün ulaşılıp ulaşılamadığı doğrulanmadı.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2017’de başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları iki etap hâlinde yürütüldü. Bu çalışmalarda Justinianus dönemine tarihlenen iki sarnıç, 11. yüzyıla tarihlenen bir kilisenin plan özellikleri, konut yapıları, Demir Çağı’na ait bir açık hava tapınma alanı ve müze envanterine alınabilecek 165 taşınır eser ortaya çıkarıldı.
17 Mart 2026 tarihli ve 11083 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kazı, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Resul Yelen başkanlığında yeniden başlatıldı. Heyet çalışmaların en geç temmuzda başlayacağını ve sezonun yaklaşık iki buçuk ay süreceğini açıkladı; ağustos 2026 haberlerinde yerleşimin İlk Tunç Çağı’na uzandığını gösteren kalıntılara ulaşıldığı bildirildi.
Kazı sezonunda kalenin hangi bölümlerinin açık olduğu, ziyaret saatleri ve giriş ücreti doğrulanmadı. Eylül ve ekimde gideceksen kazı alanlarının şeritle kapatılmış olabileceğini hesaba kat; açık sarnıçlara ve çukurlara yaklaşma. Bazı haberlerde kalenin “yerleşim alanı olarak Türkiye’nin en büyük üçüncü kalesi” olduğu yazıyor; bu sıralamanın dayandığı ölçüm verilmiyor, doğrulanmadı.
Kale şehir merkezinin hemen kuzeyinde, Kaleardı Mahallesi tarafında. Merkezden yürüyerek ulaşmak mümkün, ancak kayalık üzerindeki kaleye çıkış yokuşlu. Araçla kalenin ne kadar yakınına çıkılabildiği ve otopark durumu doğrulanmadı. Şehre dışarıdan geliyorsan kale, girişten itibaren yön bulmak için en kolay işaret.
Mayıs–Ekim. Kışın Bayburt çok soğuk ve kale yolu buzlanabilir. Kalenin kendisini şehirden, şehri de kaleden görmek istediğin için bir kez gündüz, bir kez akşamüstü bakmaya değer. Resmî tanıtıma göre Dede Korkut Uluslararası Kültür ve Sanat Şöleni her yıl temmuzun üçüncü haftasında yapılıyor; şehir o hafta kalabalık olur.
1–1,5 saat. Surlar boyunca yürümek, kitabelerin bulunduğu burçlara bakmak ve şehri yukarıdan görmek bu süreye sığar. Öğleden sonrayı Uğrak köyü ya da Korgan Köprüsü yönüne ayırabilirsin.
Bayburt merkez: yarım günde kale, çarşı ve türbeler: 6 durak, Bayburt Kalesi 1. durak.
Rotanın tamamı, açıklamaları ve konumunuza göre sıralama rota sayfasında.
Rotayı aç
Başlangıç
Önceki duraktan ~3,9 km

Önceki duraktan ~3,4 km
Önceki duraktan ~0,1 km

Önceki duraktan ~0,2 km
Önceki duraktan ~3,3 km
Bayburt Kalesi'nden fotoğraflarınızı paylaşın, bu yerin tanıtımına katkıda bulunun.
Fotoğraf yükleZiyaret deneyiminiz, tarihçe bilgisi veya diğer detayları paylaşın.
Bilgi ekleYanlış veya eksik olduğunu düşündüğünüz bilgileri bize bildirin.
Hata bildirBu yerle ilgili güvenilir kaynakları (kitap, makale, web sitesi vb.) paylaşın.
Kaynak ekleDaha fazla katkı bekliyoruz
Siz de deneyimlerinizi paylaşarak Bayburt Kalesi hakkındaki bilgilerin zenginleşmesine yardımcı olun.
Katkıda bulununİlk yapanlar kesin olarak bilinmiyor. Envanter ilk kuruluşu Roma dönemine tarihliyor; bugünkü surların büyük kısmı 1204’te Selçuklu Tuğrulşah döneminde yeniden inşa edildi. 2026 kazıları yerleşimin İlk Tunç Çağı’na uzandığını gösterdi.
Dış duvarlardaki mor ve yeşil firuze çiniler nedeniyle. Özgün çiniler günümüze ulaşmadı; restorasyonda yeniden üretilenler yerleştirildi.
Resmî tanıtıma göre 20 Arapça kitabe: 17’si Tuğrulşah, biri Kanuni dönemine ait, ikisi okunamıyor.
Envanter kaydına göre bir kilise kalıntısı ve iki su sarnıcı var; geç dönemde cami olarak kullanıldığı belirtilen kilise büyük ölçüde tahrip olmuş. Önceki kazılarda konut yapıları da ortaya çıkarıldı.
Kazı heyeti çalışmaların ilerleyen yıllarda kesintisiz sürdürüleceğini açıkladı; bir bitiş tarihi verilmedi.
Kalenin kuzeybatı eteğinde, Çoruh’a yakın bir noktada ana kayaya oyulmuş basamaklı bir su tüneli var. 2014 tarihli akademik çalışma tüneli Urartu dönemine işaret eden yapılar arasında değerlendiriyor; kaleye açılan kısmı kapanmış, basamakları çok yıpranmış. Bugün ulaşılabilir olup olmadığı doğrulanmadı.
Keşfetmeye devam et
Yeni yerler, rotalar ve ilham veren içerikler için bültenimize abone ol.
Daha bitmedi…
Sizin için daha iyi bir deneyim
Sitemizde çerezler kullanıyoruz. Zorunlu çerezler her zaman aktiftir, diğer çerezleri tercihlerinizle yönetebilirsiniz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası sayfasını inceleyin.
Çerez tercihlerinizi yönetin
Sizlere daha iyi bir deneyim sunabilmek için çerezler kullanıyoruz. Tercihlerinizi istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz.
Detaylı bilgi için Çerez Politikası sayfamızı inceleyin.